Tedora ve modern Kehanetler! Hotline CH: 0901 811 411 BRD: 09003 811 411
Cuma, Mayıs 21, 2010
Dün Rüyamda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı Gördüm
-korkmayin, sevgili vatandasim.. Türkiyemiz hepimizin.. Bende sizin gibi bu topraklarin cocuguyum ve ülkemi en az sizin kadar seviyorum.. Isimiz cok zor, biraz daha sabredin, biraz daha bize güvenin ve göreceksiniz, türkiyedeki insanlarin huzur icinde yasamalari icin elimizden geleni yapacagiz.. Su andaki sert hallerim benimde hosuma gitmiyor fakat o bizi lanetliyenlerin yüksek sesleri beni buna mecbur ediyor.. Inanin ben bunlari istemiyorum, fakat türkiyenin cagdas ve cok kültürlü bir ülke olarak kalmasi icin, sevilmemeyi bile göze aldim. Ben müslümanim fakat bizi kullanip radikal dindar olan insanlar bizim anlattiklarimizi anlamayan insanlardir buna inanin.. Onun icin kendimizi tanitmak icin cok zorluk cekiyoruz ve bu durum bizi cok üzüyor. Bizim aramizdada bizi tam anlamayan kisa görüslüler var.. Lütfen onlara bakip benim gibi hem dinini hemde vatanini sevenleri yanlis degerlendirip bize haksizlik yapmayin..
Basbakan Tayyip Erdogan ve Emine hanim bana hatira olarak nazar boncuklarindan yapilmis bir türkiye haritasi verdiler. Ikiside rüyamda hem samimi hemde sempatiklerdi.. Hatte AKP ve insanlik özgürlügünü kullanmak isteyen ve baslarini örten hanimlarda dahil, bütün yazdigim elestirilerimi hatirlayip cok utandim.
Yinede, hic bir elestirimi silmeyecegim.. Genis görüslü insanlar görüslerini kuvvetli argümanlar karsisinda degitirebilirler, ve utanmadanda bir güne kadar en cok kabul edebildigi eski görüslerininde arkasinda dimdik dururlar. Eskiyi silmekle yeni görüsün degeri katiyen artmaz! Esasinda bunun tem tersi olabileceginden cok eminim, cünkü bir kisinin bir ana kadar bir ayip olarak kabul etmedigi bir seyi sonradan ayip olarak kapatmaya ugrasmasida pek inandirmaz.. Onun icin, benim Laiklik anlayisimi simdi daha iyi ve bütün insanlarin haklarini korumanin cok gerekli oldugunu belki gecte olsa yinede daha iyi anlayarak, dört dörtlük bir Laik olmaninda öyle kolay olmadigini anladim. Laiklik zorla kabul ettirilirse zaten laikliklten cikar ve insanlarin haklari yenir. Bütün gücümle bütün vatandaslarimi anlayip ona göre yorumlarimi yapacagimki, iste o zaman belki tam bir Laik ve genis düsünceli kisi olabilirim diye.
Bu rüyamda benim icin cok mühim bir sey ögrendim. Fanatik fanatik diye kizdigimiz insanlara fanatik olarak yaklasdigimiz müddet biz onlardan saha anlayisli ve daha az fanatik olamayiz. Insanlar ya hamile olur yada hamile olmaz.. Biraz hamilelik olmadigi gibi, biraz fanatiklikte imkansiz yoktur. Bir gruba yada bir partiye üye olan insanlarida hepsi ayni derken iyi düsünmeliyiz.. Cünkü hepsi bir olamaz ve dünyada hic bir kisi yalniz kötü olmayi beceremez. Ben bu rüyamdan kuvvet aldim ve türkiyenin bu problemlerin icinden cikip güzel bir gelecegi oldugundan eminim.
Güzel vatanimiz icin hepberaber elele verelim, kardesce birbirimizi en önce iyi dinlemeyi ögrenelim. Kavgayla, yüksek sesle yalniz yanlis anlasmalar olur, hepimizi üzer. Bünyada kimse yapayalniz kavga edemez.. Bir Kavgaya dahil olmakla herkes biraz suclanir.. Kavga icinde ben suczus kavga edenim denilebilinmez. Onun icin yalniz Tayyip Erdogani elestirmein dogru olmadigini saniyorum ve bundan sonra herkesi daha dikkatli dinleyip okuyacagim. Bugüne kadar Laik vatandaslarimin argümanlarini, yalniz laik olduklari söylekleri ve ondan dolayi kendilerini daha dikkatsiz dinledigim icin hakikaten cok üzgünüm.
Hepinize sevgi be selamlar
Deutsch: Lasst uns niemals wieder soweit kommen, dass der Hass über uns herrscht.. Wir sind alle Mütter, Väter, Söhne und Töchter.. Wir alle stehen wieder vor einer große Prüfung.. Lasst uns zusammen halten.
English: Let's not let it get this far ever again.. That hate rules over us.. We all are mothers, fathers, sons and daughters.. We all are facing yet again another big challenge.. Lets stand together.
Türkçe: Bir daha böyle şeylere müsade etmeyelim, nefrete teslim olmayalı m! Hepimiz bir anne, bir baba, bir kız ve bir oguluz. Şu anda tekrar büyük bir imtihana girmek üzereyiz. Kardeşce el ele tutalım.
Español: No dejemos que llegue asi de lejos otra vez. No dejemos que el odio este por encima de nosotros.. Todos somos Padres, Madres, Hijos e Hijas.. Y estamos enfrentando otra prueba grande.. Tenemos que enfrentar todo juntos
Cuma, Mart 19, 2010
Baston Bastondur- Bastona alışkın milletlere bir öykü....
Cok kücük yasta toplumdan bastonla yürümeyi ögrenen insanlarda iki kategoriye ayrilir.. Ilki bu kolayligi simsiki tutar, uyurken bile yataginin yanindan uzaga koymak istemez, bastonunu deli gibi hem sever hemde devamli baston kaybetme korkusundan mahvolur. Eger kaybolursa ben acaba nasil yapayalniz yürürüm düsüncesi onlari ömür boyu bastonuna tamamen yapistirir, tek yapar. Bu yasanan ilginc sado- mazosizm durumu Baston kullanan toplumlarda kimseyi psikolojik bir durum olarak ilgilendirmez, zaten bastondan kaynaklanan bir konu hicbir zaman tartisilan bir konu olamaz, cünkü onunla ilgili her sey normallesir.
Ikinci kategoridekiler bastonsuz yüremek icin bir müddet- daha cok genc yaslarda- bir cabalara, ugrasilara girerler.. Hatte bastondan nefret etmeye baslayip, hayatlarini baston kiricisi olrak gecirmeye karar verirler. Ikinci kategorideki insanlarin binde 998 i esasinda cevap aradiklari ayni, degismeyen sorulari cevapsiz kaldigi icin hayal kirikligina ugrayip, eninde sonunda yorulurlar, sessiz sedasiz tekrar Baston kullanmaya baslarlar.
Digerlerinden bazilari birakin yürümeyi, kosmayi, kendi sorularina bile kendi cevap vermeyi ögrenir, bu yeni görüs seklinden cok hoslanir ve hep kosarak yol aldigi icin, daha cok sakin yerlerde mola yapar. Insan eliyle yapilan Bastonu lügatindan hem alet olarak, hemde düsünelicek bir konu olmaktan ebediyen silmistir.. Arada sirada facebook gibi neseli-üzüntülü yani moda sado- mazosizmi destekleyip, üreten yerlerdede mola verenleri varmis diye duydum, merakla bakarlarmis, acaba kac kisi hala bastonundan fikir aliyor diye...!?
Yasam icin mühim bir sey degil esasinda bu meraki gidermek, fakat kosmaktan haz duyan, kendi kendine haz vermeye alistigi icin, böyle seylerede mola verir, sonra yoluna kosa kosa devam eder. Cok nadir kendisi gibi yolda kosanlarla karsilasirsa, birbirlerine kisaca gülümseyerek kendi yollarina devam ederler. Katiyen gruplasmazlar.. Gruplar Bastonu cok sever diye. Baston bastondur.. Rengide,modelide, yapildigi madde degisse bile.
Tedora-19.03.2009/Paraguay
Pazar, Şubat 28, 2010
Benim ilk ses kaydimla ve Bir Vatan Istedim siiriyle hepinize güzel pazarlar dilerim Hersey gönlünüzce olsun!
Cumartesi, Eylül 26, 2009
Bülent Ersoy ve Gülben Ergen Tartışması... Popstar Alaturka
Sanatini cok sevdigim Bülent Ersoyun kendi eliyle kendisini hic yakismayan bir polemige götürmesine üzüldüm. Yillardir disarda yasadigimdan dolayi, Gülben hanimi ve sanatini cok az tanidigim halde, ona büyük bir saygisizligin yapildigi kanaatindayim.
Ben şuyum, sen şusun yada ben senden bilgiliyim, sen benden az biliyorsun falan filan demekle kimse büyümez ve böyle konusmaklada kimse kücültülemez. Diyelimki Gülben Ergen hanim cok yeni ve daha acemi bir sanatci olsaydi bile, ona karsi böyle tavrin cok ayip oldugunu saniyorum. Kimsenin kimseyi baskalarinin önünde kücük düsürmeye hakki yoktur. Ve insanlar birisine yardim edip ömür boyuda hatirlatirsa, o yardimin kalitesi inmis olur. Bülent Ersoyun Gülben Ergene söyledigi sözleri ben cok ayipladim ve kendisine yakistiramadim.
Saniyorumki, eger adini bu seviyede hatirlatmak istiyorsa, Bülent Ersoyun Popstar Alaturkadan sonra piyasalardan gururla cekilmesinin zamani geldi.. Yoksa, gittikce o büyük alin terleriyle halkin kalbinde aldigi yerden zorla indirilir ve yazik olur.. Meyva olunca düsermis, Bülent haniminda yavas yavas bunu bilmesi lazim. Zeki Müren bey tam dogrusunu yapti ve beklenmedik bir anda geri cekildi.
Gülben hanim herseye ragmen gayet saygili davrandi ve söylediklerinde cok hakli. Herseyden önce kendine olan saygisindan dolayi bu yersiz sözleri kabullenemez, kendine bir cocuk muamelesi ettiremezdi Ben Gülben hanimin davranisini cok begendim ve kendisini bu gösterdigi disiplin icin kutlarim. Disiplinli insanlarin serveti diger servetlerden daha cok göze batar. Ve Bilmis insan biliyorum diye devamli hatirlatirsa,karsisindakileri biktirir ve bildiklerinden sogutur. .. Insallah Gülben hanim bu olaydan sonra Popstar Alaturkadan geri cekilmez. Eger o giderse, yüzde yüz Ebru Gündes hanim geri gelir. Benim icimden bir his diyorki, Gülben Ergenin Popstardan ayrilmasini ve Ebru Gündesin gelmesini isteyenler var.. Bakalim önümüzdeki haftalar orada kim oturacak. !?
Herseyin bir tadi ve lezzeti vardir, konusmanin ve kendini anlatmaninda lezzetli olmasi icin biraz dikkat edip dozunu kacirtmamak lazimdir.
Ayrica Armagan Caglayan beyin babasini topraga verdigi üzüntülü gününde hala ben A Class sanatciyim, sen B Class demek ve bizi imtihan etsinler görelim kim daha cok biliyor gibi sacmaliklar cok yersizdi. Daha bir kac saat önce dünyanin gecici oldugunu tekrar gören bir kisinin böyle bir günde daha mütavazi olmasi gerekirdi. El acip dua etmekle degil, insanlara kalpden gülüp anlayis göstermenin daha sevap oldugunu saniyorum.
Almancada bir atasötü derki:
Konusmak gümüş, susmak altindir..
keske Bülent Ersoy bunlari biraz ciddiye alsada, bir daha böyle utandirici bir duruma düsmese. Bazi yaslanmak istemeyen insanlar yaslandikca daha bir tavra girip bulunduklari iyi pozisyonu elleriyle kötülestirir ve sevenlerini kendinden soguturlar.
Mevlana'ninda bu konuda cok güzel bir ögütü var:
„Her Dil, Gönlün Perdesidir. Perde Kımıldadı Mı, Sırlara Ulaşılır.“
Salı, Eylül 22, 2009
22.09.2009- Euro, Dollarda yinemi ayni strateji?- Dollar alip, beklemenin yine tam zamani!
Eger imkaniniz var ve bir kac ay sabredebilirseniz, alabildiginiz kadar Dollar alin. 05.11.2007 dede Dollar cok düstügünde bir rüya görüp ayni seyi almanca sayfamda yazmistim.. Müsterilerimden cogu o zaman Dollar alip, sonra satinca güzel kazanclar yaptilar. Dollar tekrar yükselecek ve sizde bundan faydalanip paranizi cogaltabilirsiniz. Euro cok yüksek, cünkü USA nin Ortadogu planlari icin acele ve cok paraya ve bu dolaydan gayet tabiiki exporta ihtiyaci var. Dollar yükselir yükselmez Barack Obama Euro Kullanan ülkelere bu arkadasca davranmalirina tesekkür eder. Tabiki bu tesekkür kamuoyunun önünde degil yalniz iki yada dört fakat en fazla 24 göz arasinda olur.. Sizde bu sansinizi kacirmayin..
Bol sanslar!
Almanca Orijinal yorumum
Pazartesi, Eylül 21, 2009
Şeker Bayramınız kutlu olsun. Tedora'nin Bayram dilegi.
Onun icin ben Türk ordusuna evet ve iyiki varsiniz sayin Basbug ve askerlerimiz diyorum..
Türkiye sarikli, cübbeli olmayacak! Atatürkün gelecek nesillere miras biraktigi uygarlik hediyesini anlayan her bir türk, cumhuriyet ve hürriyetin tarihten silinmesini katiyen kabul edemez.
Demokratiyi cübbe, sarik, yapma ve polemik dincilikle sulandiranlar; "asker sunu yapti, bunu yapti" diyerek, suclari yalniz askere yüklemeye calisiyorlar. Eger bazi yalniz kendini cikarini gören güya politikacilar uygarlik yolundan ayrilmasalardi askerin vazifesi yalniz -eger lüzum olursa- ülkeyi korumak olurdu... Anayasa bunu böyle belgelemisti.
Benim bu bayramda bir hayalim oldu: Keske bir alaaddinin lambasindan bir cin bana sorsa, ne dilegin var diyede bende desemki...
Türk halkina yardim et.. Sakin ha, yiyecek, icecek, ilac, para ve is vererek degil.. Bir anda herkes okuma yazma ögrensin, kendi okuyup, karar verebilsinki, bütün dertlerini kendisi cözebilsin.. Okuma yazma bilmeyenler cahillikten ve dilencilikten kurtulsun..
Şeker Bayramınız kutlu olsun...
Tedora
Cuma, Eylül 18, 2009
Cem Garipoglu, Hayyam Garipoglu, Süreyya Karabulut ve Cemil Baran
Bugünkü meditasyonumda Cemil Baran ve Süreyya Karabulutu gördüm. Ikiside kucaklasmis, dertlesiyor ve cocuklar gibi agliyorlardi. Bir asfalt yolun kenarinda, özel bir arabaya yaslanmis oturuyorlardi. Uzaktan gärünen suyun bir denizmi yoksa gölmü oldugunu bilemiyorum. Süreyya beyin üstünde cizgili bir pijama, Cemil Baranin üstünde siyah bir pantalonla kirmizi bir gömlek vardi. Arabanin kapisinda Fevzipasa acil servisi yaziyordu. Icler acisi bu görüntü benide cok hislendirdi ve aglatti.. Bu meditasyondan elde ettigim hislerimi simdi sizlerle paylasmak istiyorum.
Cemil Baran kamuoyuna anlatilanlardan daha cok detaylar biliyor ve söyledikleri katiyen hayal ürünü degil. Hayyam Garipoglu bütün önemli bilgileri bilen merkez kisi, ayni zamanda cok hirsli, cok kuvvetli ve yolunun sonuna kadar nasil olursa olsun ulasan bir sahsiyeti var.
Cemil Baran cok korkuyor ve korkusu uydurma degil, ciddi bir sorun. Bu ise para icin girmis ve bu kadar karisacagini hic beklememis. Safligindan kaynaklanan ve kendisi daha basarili insanlarlada güresebilecek durumda bir kisi sanip, büyük hata yapmis. Simdi hayat korkusu icinde, kontrolsuz aciklamalari ile adeta kamuoyuna yalvariyor, beni koruyun diye.
Anne Karabulutun fakat daha cok baba Karabulutun ve Cemil Baranin cok dikkatli olmalari ve kendilerini iyi korumalari lazim. Eger Karabulut ailesindeki fertler azalir ve susmak mecburiyetinde kalirlarsa, Cem Garipoglu konusu bir kac ay boyunca yogun telasli ve gayet planlanmis bir kamuoyu tiyatrosuna cevrilir ve yavas yavas unutturulur. 11190910 21:21 O.S.E
Link: 16.09.2009 Münevver Karabulut cinayeti ve Cem Garipoglu
Link: 07.09.2009 Münevver Karabulut cinayeti ve esas sebebi..!?
Link: 03.09.2009 Süreyya Karabulut'a Haksizlik ediliyor.. Günah oluyor..
Link: 19.07.2009 Yakinda Cem Garipoğlu Yakalandi" diye haberler okunacak.
Link: 11.06.2009 Münevver Karabulut, Cem ve amcasi Hayyam Garipoğlu- Meditasyon
Link: 01.05.2009 Cem Garipoğlu ve Mehmet Nida Garipoğlu - Rüya
Çarşamba, Eylül 16, 2009
Münevver Karabulut cinayeti ve Cem Garipoglu
Pazartesi, Eylül 07, 2009
Türkiye anayasasinda çözülemiyen Türban zorluğu- Yorum
1- Madem yasak, nasil olurda Çankaya Köşkünde hala kanuna dayanarak türban yasaklanamiyor?
2- Mesela gurur duydugumuz sayin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya nasil bu duruma karsi verimli adimlar atamiyor ve devamli aksatiliyor?.
Cevabi esasinda cok kolay ve mantikli;
Su anda büyük konu olan Türbanin 60 larda Şulebas türbani olarak tanitilan Şule Yüksel Şenlerin bir bulusu oldugunu bilenlerin sayisi gittikce cogaliyor.. Yanibu ayni zamand bizim simdi tanidigimiz türbanin daha cok yeni bir bulus oldugudur. Atatürkün ögütleri arasinda Sapka, Atki, Kravat vs. gibi modern giysilerin yasak olmadigi bizzat kanitlanir. Diyelimki Hayrünnisa Gülün Türbanida resmi yerlerde anayasanin yasak giyimleri üzerinden yasaklanmak istenir.. Saniyorumki bu imkansiz olur.. Cünkü bu akillica daha 60lardan beri insanlara basörtü yerine yavas yavas büyük kampanyalarla sunulan türbanin arkasindaki fikir, bu belli kanunlara dokunmadan onlari hice saymak icin en kolay yoldu..
Eger dikkatli bakarsak, su anda Çankaya Köşkünde gündeme giren ve resmi olarak takilan Türbani ne islam simgesi olarak, nede yasak giyim olarak cumhuriyetin kurulusunda kimse tanimazdi.. Bilinmeyen ve daha olmayan bir seyin yasak edilmesi tabiiki mümkün degil. Büyük Atatürkümüz cok seyi önceden sezip önceden onlara fren yerlestirmiski, bize en büyük hediyesi cumhuriyet rahat rahat büyüsün diye. Fakat böyle zik zakli bir yoldan dinciligin geri getirilmesi onun bile aklindan gecmemiski...Zaten bizlerin tekrar geriye gidecegine inanmis olsa, bize o kadar güvenmeseydi, cumhuriyet gibi bir degeri biza layik görmezdi.
Saniyorumki, bu hakikat hem laik cumhuriyetin kurallarini koruyanlarla bu kurallari ezenler arasinda cözülmesi en zor konu.. Hayrünnisa hanim türbanini herzaman benim özel moda zevkim diyerekte koruyabilir ve yasaklari hic saydirir.. Hakimlerimizin kanunen ona karsi gelebileceklerini sanmiyorum, cünkü Şulebas Türbani ayni Hermes Örtüleri gibi bir marka, bir moda trendi olarak anayasada ismiyle gecen bir konu olamazdiki... Adeta, bilerek sanki kanunlari gecersiz yapmak icin icad edilmis bir yeni moda bas baglayisi... Askerimizin ve Yargimizin kaldigi bu zor durum, benim anlayasima göre türkiye yasalarini alay edercesine ve Atatürk Laik ögütlerini gülünç bir duruma düsürmek icin seneler önce cok dikkatle hazirlanmis sistematik, uzun strajeli bir politika Projesi..
Keske su türban ve kara carsaf gibi anayasada belirli bir sekilde YASAK olan giysiler ayri ayri konular olarak gündeme girse, herhalde kanunlari kullanmak daha kolay olur.. Insanlar elma ile armutu karistirirlarsa sonunda yalniz komposto çikar.. Politika kompostosuda yalniz Türbana bakarken kara çarsaflari, sarik, cübbeleri çogaltir ve kontrolü elden alir. 19.09.2007 de almanca yazmistim: Türkiyeye türban yalniz basina gelmiyecek.. Cübbe, sarik, Karacarsafida yaninda getirir diye ve... aynen öyle oldu!.
Ben Türbanin manasinin ne oldugunu anladiktan sonra artik kendi kendime baska sorular soruyorum.. Cevap ariyorum..
1- Neden eski hükümetlerin ve belediyelerinin Şule Yüksel Şenlerin sehir sehir gezip, Türbani din konularina deginerek tanitmasini bilakis desteklediklerine..
2- Genel kurmayimizin ve askerimizin ozamanlar niye bizzat hanimlari kapatan bir tanitma kampanyasini pek hesaba almadiklarina.
.
3- En gec Emine Erdogan hanimin 1977 sularinda Şule Yüksel Şenlerle bir toplantida tanistigi simdiki basbakanimizla hem evlenip hemde önce bu yeni moda Türbani taktigini gördükten sonra, Laik Türkiyeyi koruyanlarin bu konuyla daha cok ilgilenmediklerine...
şaşırıyorum ve hala anlayamiyorum.
Münevver Karabulut cinayeti ve esas sebebi..!?
Elimden geldigi kadar, rüyamin yorumunuda yapacagim.. Benim bu rüya ile ilgili özel hislerim sudur.. Fakat rüyalarin duru görüslerdede oldugu gibi gibi yorumlanmasi hicte kolay olmaz.. Rüyadaki sembollerin manasi daha cok sonradan anlanir.. Yinede ben bu konudaki hislerimi yazacagim.
Münevver Karabulutun cinayetinin esas manasi Cem Garipoglunu ordadan kaldirmakti. Cem Garipoglu normal namuslu bir insanin aklinin eremiyecegi bir sekilde kullanildi, gelecegi yok edildi. Yalniz hesaplar beklenildigi gibi olumlu cikmadi ve sonunda hem Cem'i bitirecek hemde onu bitirmek isteyenlerin hayatlarini dahada cok bitirecek. Dikkatle bakilirsa, tarihtede hep aile arasinda ise gelmeyenler bir yoldan oradan kaldirildi. Cem cok genc oldugu halde, cok ciddiye alindigi icin bu üzücü ve insanlik disi olaylara karistirildi.
En son rüyamda Cem ve Münevveri hala öbür rüyalarimdada gördügüm gibi, birbirini cok seven iki genc olarak gördüm. Münevver Cem'in haline cok üzülüyordu. Cem'in Münevveri ciddi sevdiginden eminim. Bu rüya bu yüzden beni en cok üzen rüya oldu.. Iki genc insani kendi pis planlarinin gerceklesmesi icin acimadan kullanip ayiranlar. malesef hala tükenmemis. Ilk rüyamdada Cem'i korkusuz görmüstüm, ondan sonraki rüyamdaki korkusuda hic polis korkusuna benzemiyordu.
Para insanlari belki bir yerlere kadar getirir fakat paranin acmadigi yollarda vardir. Iste Münevver Karabulut cinayetin sonu öyle cikmaz bir yola geldiki, ne para acar nede sanilan kuvvetler.
Münevver cinayetinin ne satanik nede herhangi bir baska dini ayinle hic bir ilgisi olmadigindan eminim ve Münevverin aci sonunun bazi fantazi teorilere destek versin diye kullanilmasini ben cok ayipliyorum.
Bunu ilk yorumumda siir gibi yazmistim.. O siirde meditasyonumdan plansiz ve hazirlanmadan sanki bana yazdirildi... Yalniz siirdeki bazi kelimeleri Münevver Cinayeti hukuk yoluyla aydinlanmadan önce websayfama yazmamayi daha uygun bulmustum. 9- 9- 18- 17:17
Münevver karabulut Cinayeti
Önümüzdeki haftalarda-ne-olacak
Perşembe, Eylül 03, 2009
Süreyya Karabulut'a Haksizlik ediliyor.. Günah oluyor..
Süreyya Karabulut "Beni intihara sürüklüyorlardı.." diyor ve cok hakli!
Insanlar onun acisini ne cabuk unutup onu sanki bu olayin tek suclusu gibi hemen hemen bir meydanda hep beraber bir yüzüne tükürmedikleri kaldi..
AYIP! Bu hemen hemen cildiran adam bir insan ve kizini kaybetti.. Para durumu daha kuvvetli olarlarla onlarin usaklari tarafindan güzel bir senaryoyla bu hale getirildi ve tuzaga düsürüldü..
Uyan türkiye, kapatma gözünü.. yanlis insani sucluyorsunuz! Kimse artik sucluyla ve cinayetle ilgilenmiyor.. Yaziklar olsun, gözü olupda görmeyenlere.. Hepsi bu zavalli vatandasa sanki seriat kanunlarinda serbest olan taslama gibi acisina aci katiyorlar.. Yaziklar olsun seyredipte seslerini kisanlara! Yaziklar olsun seriati yavas yavas kabul edenlere!
Politika simgesi olan Türbandan, sariklar, sakallardan sonra, yavas yavas seriatada alisildi.. Lanet olsun insanim diyen fakat insanliktan hergün biraz daha uzaklasanlara..
Cok kisiler ayni Süreyya Karabulutun dedigi gibi, onu kendi cikarlari icin kullaniyor.. Yalniz Garipoglu ailesi degil, cinayetle ilgisi olmayan fakat bunu bir firsat olarak gören ve seriati bile seven kalpsiz insanlara..
Bu zavalli ve imkansizliktan kivrilan babanin acisinin ahi kimsede kalmiyacak..
Roma imperatorlugunun son yillarindada insanlari aslanlara yedirmekten ve aci cekenleri seyretmekten hoslanirlardi. Romalilar artik tam bir dejenere olmus insanlardi ve sonunda hakettikleri gibi yok oldular. Süreyya Karabulutun su andaki durumuda bana bunu hatirlatiyor..
Not: Cem ve Cemle neler oldugu ortaya cikacak.. Fakat.. yinede tam yikilan ve dagilan yalniz Süreyya Karabulut ailesi olacak. Insallah Süreyya bey acidan kizinin arkasindan gitmek istemez.. Yalniz o yasarsa bu islere biraz aydinlik gelir ve münevverin hatirasindaki ve insanlarin bilerek attigi lekeler azalir.
Çarşamba, Eylül 02, 2009
Atatürk yasasaydi, bizim Internetteki üzülmemize ve bu halimize ne derdi?
Bende cok sayidaki vatandaslarim gibi websayfalarima, bloglarima resimler, videolar yerlestirip üzüntülerimi bildirmek istiyorum. Fakat, biraz önce resim ve videolara bakarken aklima bir sey geldi ve sizlere bildirmek istedim. Acaba Atamiz simdi yasasaydi, bizlere ne derdi, ne nasihat verirdi diye düsündüm?
- Internette, Facebookta vesairede bana hasretinizi, sevginizi yazmaya saatlerce, aylarca yillarca devam edin ve bu arada memleket elden gitsinmi derdi, yoksa ne bu sizin haliniz, cumhuriyet, hürriyet böylemi korunur benim onurlu milletim diye gülümseyerek bizi utandirirmiydi?
Biz sizin gibi yalniz toplanip yazsaydik, fotograflar, videolar arasaydik, onlari birbirimize gösterseydik, kendi kendimizi alkislasaydik.. Simdi ne buralarda olurduk, nede türkiye cumhuriyetini kurabilirdik ve simdi hala arapca harfler kullanip, kim oldugumuzu bile unutmus olurduk... eglenerek, oynayarak vatan kurtarilmaz, sayin milletim... buna yalniz hepberaber zaman harcamak denir!-
Ne diyorsunuz, Atatürk bir günlügüne geri gelebilseydi bize böylemi konusurdu acaba?
Hepinize sevgi ve selamlar
Tedora
---------------------------------
Demokrati ile yönetilen bir ülkede Millet isverendir..
Not: Demokratinin kurallari vardir. Millet yalniz rey verip, tamam isim bitti demez. Demokrati ayni zamanda bir sorumluluktur. Eger milletler bu rey haklarini bilerek kullanirlarsa, demokrati icinde kralliga yol acilmaz.. Demokrati demek, millet kimi isterse secer, devlet islericýle görevlendirir demektir.. Cok SIK YANLIS secerce, alirlar haklarini elinden ve sesini sustururlar.
Demokrati ile yöneteilen bir Ülkenin Cumhurbaskanida dahil bütün Devlet memurlari Millete hizmet etmeleri icin secilen insanlardir. Demokrati ile yönetilen bir ülkede Millet isverendir.. Prusya krali büyük Friedrich II. zamaninda Bakanlara aylik bile verilmezdi. Cünkü bakanlik bir fahri görev gibi, maddi ihtiyaci olmayana devredilen onurlu bir isti.
Mustafa Kemal Atatürk- Son Vals hatiralari
Atamizin hatirasina bu son eglendigi gecenin videosunu sizlerle paylasmak istedim.. Onu hatirlamak en güzel yorumdur.. Zaten o herseyi önceden sezip bize aktarmis.. Onu dinlemek yeterde artar bile.
Birde Ingiliz Kralinin serefine Istanbulda verdigi ziyafette, elindeki tabaklari yere düsüren türk garsonu hakkinda söyledigi bana büyük bir güc verdi.. Atamiz İngiliz Kralı VIII. Edward'a durumu gururla söyle anlatmis...
"Bu Millete her seyi öğrettim, fakat Uşaklığı öğretemedim"
Hepinize sevgi ve selamlar, Türkiyemizin mahvedilmesine izin vermiyelim.. Atamizin kemikleri sizliyor.
Tedora
--------------------------------------------------------
Atatürk'ün son katıldığı balo, önce vals, sonra zeybek dansi
Pazar, Temmuz 19, 2009
Önümüzdeki Haftalarda ne olacak? Temmuz 2009 ve sonrasi
Elisabeth Taylor: Arkadasi Michael Jackson'in hayata veda etmesine alisamayacak ve yakinda üzüntü veren haberlere girecek. Üzüntü insanlarin en büyük hayat problemidir. Üzülen insanlar hayatin güzelliklerini göremezler ve hayat yerine ölümde rahatlik ararlar.25915
Türkiye: Bu sene icinde üstünde büyük büyük kara bulutlarin ardindan bembeyaz bulutlar görüyorum. En büyük mansetlerle verilecek bir kötü haber hem üzecek hemde sevindirecek. Birazda rahatlik getirecek. Bu haberde türkiyenin bir cok taninmis insaninin dünyaya veda ettigini gördüm.15559
Hüseyin Üzmez: ömrünü hapishanede gecirmiyecek. Fakat serbest birakilmasida artik gittikce zorlasti. Onun icin tek yolun onun hayata veda etmesinde ve bu utandirici durumun böyle bitmesine karar verildigini önsezgilerimde hissettim. Kaza yada intihar gibi gösterilecek fakat o hakikat degil.
Abdullah Öcalan: 30.10.2007 almanca yazdigim gibi serbest birakilacak. O günler gittikce yaklasiyor.
Türkiye: Agustos- eylül aylarinda bilinmemis sekillerde intihar edenlerin sayisi bütün türkiyeyi ürkütecek.
Bülent Ersoy, Orhan Gencebay ve Ebru Gündes: Sihhatlerine sene sonuna kadar dahada titiz dikkat etmezlerse hastaneye kaldirabilirler.2491011
-------------------------------------------
BASF ve Siemens borsada aniden yükselicekler!
Perşembe, Haziran 11, 2009
Münevver Karabulut, Cem ve amcasi Hayyam Garipoğlu- Meditasyon
Iceri giren insan gülerek Cem*e bakti. Bir ara sonra Münevveri kanlar icinde gördüm. Cem Münevveri kucaklayip aglamaya basladi. Gülen insanida yerde oturmus bir halde gördüm. Basi öne düsük, duvara dayanmis bir durumdaydi.. Agzindan kan geliyordu. Alninda bir ya sifir yada O harfi vardi.
Bir anda ortalik karardi ve Cem oldugunu sandigim bir insani yalniz bir ortamda gördüm. Hala korkudan titriyordu. O karanlik yer bana sanki bir mezarmis gibi geldi.. Sanki icinde nefes bile alincak hava yoktu. Kendimi bogulur gibi hissettim. Cem icinde kapali ve korkarak oraya kapamnis bir insan gibiydi. Ayni rüyamdada gördügüm gibi biraz kilolu oldugu halde, sihhatli görünmüyordu. Mezar gibi olan yer yüksek bir yerdeydi.. Bir ucurumun kenarina her an düsecek gibi konulmustu.
Oraya kapatilmadan önce isminide S ve E harfleri olan bir insandan para karsiligi yardim görmüs fakat o yardimin faydasi olmamis oldugunuda hissettim. O anda kilise can seslerini andiran sesler duydum.
Cemin annesine ve babasina meditasyonumda ilesemedim, sanki ortalikta yokmus gibiydiler.Yalniz bir ara amcasi Hayyam Garipoğlu'nu iki kisiyle beraber o mezar gbi yerin önünde gördüm. Telasli telasli ucurumdan asagi bakiyorlardi. Yanindaki insanlarin birisinin gözünden cok korktugunu gördüm. Yuvarlak yüzlü, alni acik, kumral sacli, biraz toplu, orta boylu bir kisi. Üstünde iyi oturmayan bir takim elbise vardi.
Bu meditasyonum beni cok düsündürdü. Bu cinayetin senaryosunun bütün okudugumuz haberlerden tamamen degisik oldugundan eminim. Ilerde ögrenince cokta sasiracagimizada inaniyorum.
Münevveri bir an icin Cem'e kizgin hissetmedim.. Tam tersiydi, onun icin sevgisi hic eksilmemis ve hala vardi.
Benim özel his ve yorumumu buraya yazamiyorum, cünkü his ve özel yorumlar insanlara zarar verebilirler ve yalniz hukuk belgeli suclu ve sucsuz diyebilir. Bundan dolayi benim gibi spiritüel kisilerin biraz daha dikkatli olmasi lazimki, insanlar kanunlar ispat etmeden önce suclanmasinlar diye.
Pazartesi, Haziran 08, 2009
Donmuş gölün üstünde Dans( Sihirli Ormanda)
Daha fazla müzik? Lütfen buraya tiklayin.
Cuma, Mayıs 01, 2009
Cem Garipoğlu ve Mehmet Nida Garipoğlu - Rüya
Cem Garipoğlu rüyamda yeni bir insan olarak hayatını korkusuz yaşiyordu. Yüz ve vücut şekli değişik ve gazetelerdeki gördüğümüz resimlerine hiç benzemiyordu. Daha kiloluydu.
Kendisiyle rüyamda almancayla karışık türkçe konuştum. Bir lokantada içli köfte yiyordu. Bana nasıl güzel olmuşmuyum diye sordu. Çok rahat ve hiçte korkan bir insana benzemiyordu.
Gün gelir sabah olur, güneş yeniden açar
Karlar erir elma düşer kuş öter
para pula refahliğa son verilir
beş bin deveyle yola çıkar
kervan durur arar çölde su yerini
saat durur rasgele yollar biter
görünen binada ezan okunmaz çan çalar
çirkinlige tabiata rakip paraya kafa sallayanlar
dinlemezler hiç ermişleri rehber şahsiyetler yol gösterenler
adalet hepsine nasip olur en geç bir kış gününde parada aydınlatmaz
####################################
beşbin ışık getirir dört kişi karanlığa gömülür, üçü ispat eder, ikisi arkalarından ağlar, biri gittikten sonra
Çarşamba, Nisan 29, 2009
Benim görüşümle Türkiyenin hakiki durumu ve benim yorumlarım
Tarihte koskoca harflerle bır nasihat yazar.. Eğer bir ülkeyi işgal etmek istersen o ülkenin ya belini şavasla kır kıpırdıyamasın yada ona bol bol Borç para ver, faizini ödeyemez duruma gelince bir borç daha ver fakat yalnız faizine ucu ucuna yetsin, borcu hiç bitmesin. O zaman o ülkenin esas tapusu yüzde yüz senin demektir. Borç parayla efendi oldum sanan milletlerin hepsi eninde sonunda köle olurlar.. Yalniz alnının teriyle elde edilen maddi servet rahatlık getirir. Gerisi faso fisodur. Gelir geçer fakat katiyen kalmaz. Bir gün gelir uçar gider bır kuş gibi...Rüyalar biter! Hürriyet yazarı Rahmi Turanda bu konuda kısa, mantıkli ve delilli bir yazı yazmış. Bu satırlari okuyanların herhalde son senelerdeki güya gelişmelere daha başka gözle bakip ve düşünmeye başlayacağından eminim.
Inanma sana arkadaşınım diyenlere.. Sor kalbine, niye acaba diye.. Bak etrafına, benim onlara cazip daha neyim kaldı acaba diye.. Eminimki cevabını sen kendin zaten vereceksin. Kimse seni senden iyi bilemezki...
Bak Fırat, Yeşilırmağına: Arabistanın hayatı senin elinde sayılır, Su yaşam demektir..Bunu küçücük çocuklar bile biliyor artık.
Bak Ovalarına, eskiden çiçek dolu çayırlarına: O güzelim geniş ovalarında kurulan havalimalarından kalkan uçaklar, park eden tankerler, bekleyen askerler en çabuk yoldan bütün yakın doğuya ileşebilirler.Işte açlık çeke çeke bunları bile unuttuk mıllet olarak. Affet bizi!
Bak yerin altında uyuyan Madenlerine: onların değerlerini unuttunmu yoksa? Vallahi unutmuşsun gibime geliyor, çok sessizsin çünki.
Bak Dağlarına, ormanlarına: Dağlar sanki yalnız bir taş yığını, Ormanların bir küçük ve insan eliyle yapmacık belediye parkindan farksiz oldu. Nerede benım o yemyeşil Türkiyem? Mıllet nefes bile alacak hava arıyor artık. Havada sanki zehir var, insanlar nefes almaya korkuyorlar..
Bak Göllerine: O Balık dolu, kuşların hersene ziyaret ettiği güzel göllerin, aynı türk halkının gözyaşları gibi ağlaya ağlaya kurudu gitti. Yazık oldu..
Bak Kürt asıllı sadık vatandaşlarına: Onları yalnız bırakma sakın, onlarda türkiye için çanakkalede kan döktü, türkiye cumhurıyetini imkan etti. Lütfen sahip ol o değerli ve senin her adım toprağını seven kürt asıllı çocuklarına.. Ayırtma kimseye onlari, ayıp ve çok günah oluyor.
Bak Yahudi asıllı vatandaşlarına: Onların Türkiye sevgisini yerlere vurdurma. aldirma ellerinden. Onlarda senin çocuklarin, orada doğdular, orada büyüdüler, orada ömürlerini geçirmek isterler.. Onlarda Türkiyeli, aynı bunu unutan öbür çocuklarin gibi. Nasıl geldik bu günlere? Lütfen anlat bana....
Bak ermeni asıllı vatandaşlarina: Türkiye tabiiki onlarinda türkiyesi. Çoğu hayatlarinda bir kere bile ermenistanı görmüş değiller, onlarin vatani türkiye onların vatanı sensin!..Baska yeri ne bilirler, ne tanirlar, nede oralarda yaşamak isterler. Neden onlarin ayri görülmesine müsade ediyorsun, senin kalbinde hepsine yer var, sen hani geniş kalpliydin?
Bak bir geri ve Sulukuleyi hatırla: Türkiyede bir sembol olmuş Sulukuleyi ve aşağılanarak çingene denilen orada doğan, büyüyen çocuklarını. Onların o hayat sevgisini, dedelerininö ninelerinin hatıralarını ayaklar altına alıp, yıktılar yuvalarını, sildiler mazilerini.. Müsade etme bir daha böyle kalpsizliğe. Yakişmiyor senin gibi eskilerden beri değisik kültürler, barındıran Türkiyeye. Seni o yüzyıllardır dünyaya ibret olan geniş gönüllülüğünde güzel ve düne kadar büyük saygı duyulan bir türkiye yapti.
Bak Türkiye Milletine: Nasil ağliyor, nasil kandırılıyorlar çaresizlikten. Onlara sahip çık, yıkatma beyinlerini bir öğünlük sac kebabına. Ertesi gün tekrar aç kalacaklarını bile bile kabul ettirme bu ezginliği onlara. Uyandır onları, al kucağina, saçlarını okşa ve ben sizi unutmadım de. Çok çaresız kaldılar, çok yalnızlar..Yakışmıyor bu ezginlik Türkiye Milletıne!.
Bak şanlı Askerine: Seni Türkiye yapan ve hala şerefıyle ve damarındakı kanıyla koruyan askerinin onurunu nasil çiğniyorlar.. Müsade etme bu hakaretlere... Silkın Türkiyem, silkinde nasil silkinirsen silkin artık, depremmi yaparsın, şimşekmi çakarsın, dolumu yağdırırsın, ne yaparsan yap yalnız bir şey yapta son ver bu çöküşe..
Bak aydinlarina:Onlar hala ağlaya ağlaya seni anlatıyorlar. Dinleyen çok az fakat sana olan aşkları bir kişi duyarsada değer diye devam ettiriyor. Onlari koru Türkiyem, çok yalnız kaldılar ve azaldılar.
..............................................................................................................................................................
Ülkeler bir kendilerine ilginç bir başka ülkeyi ele geçirmek isterlerse oradakılerden bir kaçiını zengin eder, hükümetın mühim yerlerinde güçlenmelerine yardım ederki ilerde emrimde olsunlar istediklerini yapsınler diye. O yeni zenginlerde durumu günden güne zorlaşan halka masal anlatır, gelecekler vaad ederler ve onun için her çabayı vereceklerinı söylerler. Bu arada kendilerinin bir eli balda öbür eli yagda olur.. Bu dünyanın en eskı memleketleri ışgal etme şekli olduğu halde hemen hemen her seferinde başarıyla uygulanır!
Gururunuzu, şerefinizi satıp kendinızle alay etmelerine müsade etmeyin. Çocuklarınızın geleceğiyle oynamayın, en az o iki eli devamlı dua eden durmadan allah büyüktür diyenlere güvenin.. Onların allahı yalnız para olur, allah onlar için yalnız bir amaç, bır anahtardır. Öyle olmasa nasıl diğer insanlar açken, minnacık çocuklar soğukta üşürken rahat ve lüks icinde o güzel hayatlarini sürdürebilirler.Vıcdanlarına nasıl sindirirler bunları?
Bir ülke Türkiye gibi tabitattan zengin bir ülkeye kredi verirse ne olur? Banka hesabındaa su kadar kredi transferin,n edildiğini gösterir.. O para elle tutulacak bir para degildir, yalniz hesapta yazar, yani havadir.. O krediyi zaten ondan ya bir sey alman icin yada bir uzmanlık, danışmanlık yapabileceği bır şey icin verir, yani, sana verdigi parayi tekrar kendi alir, sende yalniz borc kalir. Galata köprüsünün borcu bittimi sorusunun cevabını bilen yada araştıran benim ne demek istediğimi anlar. İşte dişardan hediye imiş gibi gösterilen, kolay verilenö problemleri bitırecek denilen kredilerin manasi budur. Yani bır mılleti borca sokmak onun kuvvetinı azaltmak kısaca halkı köle yapmaktır..
Sevinme boşa sevinirsin yazık olur, deme sakın bak hükümet ne akıllı, yine para getiriyorlar, para bulmuşlar diye.. Kork, ben daha çok satıldım şimdi daha çok köleyim diye. Sor kendine madem çok akıllıları seçtık niye biz hala borç alıyoruz borca muhtacızda başkaları borç verebılecek durumda diye. Kork, sevinme üzül çok üzül bu duruma ve düşünmeye başla. Sor bir kendi kendine insanlar ne zamandan beri zavallı olduklarına sevinırler diye.
AKP sanki bir kendisi birde tek baska bir Parti var gibi tavırlara giriyor öbürlerini hesaba bile almıyor. Öbürleride hala bu durumu anlamıyor,farketmıyor ve hala birbirlerıyle kavga ediyorlar.. Bu durumda AKP daha akıllı, fakat Atatürk Türkiyesine faydalarının olacağını sanmiyorum.. Gittıkçe daha çok bir Kraliyet gibı devleti yönetiyorlar gibime geliyor.Hıç cumhurıyetle bağdaşmasının imkanı olmayan şatafatlar beni şahsen rahatsız edıyor. Halbuki bir beraber olsalar ve kendilerinden önce türkiyeyi düşünselerde olabilir. Hatte yalniz öbür partiler aralarında anlaşsa AKP daha çok zor oy alir ve muhalefetle konuşmak yapma zorunda kalir. Herkes ayri türkü söylüyor, millet kulaklarini tıkamış, artik hiç türkü dinlemek istemiyor ve hiç olmazda akşam yemeğini çikarmak icin birine tamam diyor, reyini verip Allah kerim inşallah bu günlerde geçer diyerek hayaller kuruyor. .. Derlerya iki kişi kavga, üçüncüsü bayram eder.. Türkiyenin partilerinin durumunu aynen böyle görüyorum.. Hepsi kavga ederken AKP Allahu ekber dıyerek yola devamda.
Asker gerçi görüyor bütün bu batakliğa götüren durumlari fakat eline yabanci ülkeler kredi kelepçesi takildiği için pek hareket edemiyor.
Yazık oluyor Türkiyeye, hepimizin Türkiyesine, Atalarımızın kanlarını akıtarak ödeyıp aldıkları Cumhurıyet ılacıyla iyileştirip bizlere hediye ettiklerı BOĞAZIN HASTA ADAMINA!
AYIP oluyor Atatürkün kurduğu partiyi, CHP yi böyle bir durumda görmek utanç veririyor. CHP kendi gururunu değil, Türkiyeyi düşünmeye başlamaya geç bile kaldı. Üzüntü verici bir Türkiye ve Partiler Kavgası Türkiyeyi batıracak. Inşallah bir mucize olur.
Cuma, Nisan 24, 2009
Karagözle Hacivat 2009 un Türkiyesine ne der?
-Türkiye ne yaman ülke be kardesim, kadinlarinin basini kapar, adaletin gözünü acar, salvar giydirir.. anla anlayabilirsen.
Karagöz:
Senin baska derdin yokmu? Türkiye elden gidiyor, sen hala Türbanla ugrasiyorsun.
Çarşamba, Nisan 22, 2009
Dün Rüyamda 127 Kanlar icinde insan gördüm
İki tane Falci Fıkrası
Amerikada, yani kendi ağzından gavuristanda yasayan çok meshur bir üfürükçü ve müslüman din adamı bir gün falcıya gitmiş:
Sayın hocam sizin öldüğünüz gün türkiyede tam bir bayram gününe denk gelecek..
Hoca sormus: "ne bayramı, kurbanmı, şekermi, hangi bayramda?"
Falcida "Siz hangi gün ölürseniz ölün beyefendi, o gün Türkiyede bayram olacak" demiş..
==================================================================================
Türkiye Cumhurbaşkanı ve Başbakanı 2009 belediye seçimlerinden sonra eşleriyle beraber ailece bir falcı ya gitmişler ve sormuşlar:
Türkiyenin geleceiğinde daha neler olacak, biz tüm milleri ilerde allahin çatısinın yani gökyüzünün altında toplayabilecekmiyiz?
Falcı fincana bakmış, bakmış, allah allah bu nasıl ilginç bir fal demiş ve başlamış konuşmaya
Vallahi sokaklarda çılgın gibi dans eden, sevinçten haykıran, birbirini kucaklayan insan yoğunluğu görüyorum.. Bana çok mühim bir şey kutluyorlar gibi geldi, çok büyük bir sevinç bütün türkiye 9 dan 99una kadar birleşmiş, sevinçten hopluyorlar, zıplıyorlar ve durmadan el sallıyorlar.. Hepside bir şarkı söylüyor gibi görünüyor.. bağira bağira bir ağizdan.. Birde damla damla yağmurda uçan bir keklik görünüyor, onun yanındada müzik notasına benzer bir şey var.
"Gördünmü Abdullah, demedimmi bir gün hepsi bize el salliyacak diye, geldik yolun sonuna gardaş" demiş Başbakan...
Tam Cumhurbaşkani sırıtarak gülümseye başlayıp, hanımlarda ellerini açıp şükür allah bize bu günleride göstereceksin diye dua edecekken, Falcı derki..
Herhalde siz beni yanlış anladınız, onlar sizi uğurlamanın mutluluğu içindeler ve sevinçten el sallıyorlar.. Bir daha dönmemek üzere gitmenize, kalmanıza değil..sizlerin falda hepinizin sırtınızı gördüm, onların söyledigi şarkılardan gittikçe uzaklaşıyor, kaçıyor gibisiniz..
===============================================================================
2009-2010 senelerinin Üzüntü ve sevinc getirecegi ünlüler
Diger 2009-2010 yillarinda üzüntülü isimler.
Ajda Pekkan
Orhan Gencebay
Adnan Senses
Hüsnü Senlendirici(aniden ve cok korkutan üzüntü)
Muhterem Nur
Sezen Aksu
Ebdu Gündes
Ibrahim Tatlises
Seda Sayan
Gülben Ergen
Sevincli anlar yasayacaklar:
Ibrahim Tatlises ve Asena savas baltalarini gömecekler.
Sacit Aslanla Esra Ceyhan eski arkadasliklarina geri dönecekler.
Selma Ergec merdivenleri tirmandiracak bir teklif alacak(benim sahsen cok begendigim bor sanatkar)
Hadise Eurovision Song Contest 2009 da norvece hayagi zorlu dakikalar yasatacak fakat birinci olamayacak, yalniz ilk 5e girecek fakat düm düm tek sarkisiyla yinede hit listelerini fethedecek, ismini disardada duyuracak.
Deniz Seki aniden serbesrt birakilacak
Cumartesi, Nisan 18, 2009
Avrupa Para Birligi sarsilacak, bazi ülkeler kendi paralarina geri dönecek. Euro ülkeleri azalacak.
Bu sene Euro ve Dolar biraz kolkola girecek. Sene sonuna dogru dolar düsecek. 2010 da Euro dolardan daha belirli yüksekte oldugu halde pek faydasi görülmeyecek. Export azalinca bazi AB ülkeleri Euro hakkindaki görüslerini yenilemek mecburiyetinde kalacaklar.
Petrol ve Dogalgaz ucuzlayacak. Zengin arap ülkeleri Petrolde fiat düsürmeyi cok lazim görecekler cünkü bu kriz onlarada öyle beklenmedik zararlar getirdiki diger ülkelere petrolle bile artik baski yapamiyacaklar. Zengin araplar bati ülkelerindeki mal ve mülklerini satisa cikaracaklar. Bu durum bazi bati ülkeleri vatandaslarini cok sevindirecek, cünkü araplarin o kadar cok mülk sahibi olmasi cok kisileri rahatsiz etmeye baslamisti.
Isvicre bankalarina azalan güven tekrar artacak ve cok sayida yabancilar isvicreyi mekan olarak secip, paralarini oraya götürecek.
Nakit para tutmayin. Gümüs alin, altin pahali fakat yinede nakit paradan iyi. Paranizi simdilik bankalara yatirmamaya calisin. Eger fazla paraniz varsa 1/3 Altin, 2/3 Gümüs alin. Fakat Banka kagidi olarak degil, Külce olarak kasanizda bekletin. Ben gümüsün önümüzdeki yillarda bir yeni teknolojiye cok miktarda lazim olacagini ve bir rüyamin bu iddiami destekledigini 24. Ocak.2008 de almanca sitemde yazmistim.
Daha öncede, 5. Ekim.2007 de Euro ve Dolarin hemen hemen 1=1:60 oldugu an websayfamda herkese Dolarin yakinda yükselecegini onun icin alabildikleri kadar Dolar almalari nasihatini vermistim. Bu isaretide bir meditasyonumda almistim, almanca sayfamda yazdigim gibi. Senelerdir beni taniyan ve benim önhislerimi devamli izleyen avrupali müsterilerimden bazilari Dolar aldilar ve kazandilar. Mart 2008 de UBS Hisseleri alin diye cok yakin tanidigim müsterilerime haber verdim ve üc hafta sonra kazancla sattilar. Sattiktan sonra UBS düstü ve bugünki haline geldi.
Rüyamda bir Cölün ortasinda gümüsten bir dag görmüstüm. Günesin altinda piril piril parliyordu fakat cokta sicakti. Insan elini sürse yakardi. Ben gümüsün önümüzdeki yillarda birden pahalanmasini bekliyorum. Yukardada dedigim gibi, yeni bir cevre isitma teknolojisinde kullanilacagini bekledigim icin. Gümüs gecen sene birden ucuzladi.. Saniyorumki bazi insanlar yada kurumlar ucuz fiyata satin alabilsin diye..
BORSA
Konut, Arsa
Altin(Külce ve Para(En garanti: Krügerrand ve Vreneli)
Gümüs(Külce)
Deutsche Bank
Unilever
UBS ve HBSC(Sabirli ve sinirleri cok saglam olanlara)
Tuz (Mesela Kali&Salz)
Volkswagen
Isvicre Frangi
Türkiyede eger imkaniniz varsa Dogan Grubu Hisseleri alin, sabirla bekleyin.
ASYA:
Çin krizden beklendiginden cok darbe alacak ve ben bunun baslandigi andan itibaren böyle olmasinin bilaki istendigini tahmin ediyorum. Senelerdir Cine hemen hemen hediye olarak verilen Teknoloji transfer ve Know How Çini simdi tekrar bakarsak mahvetti. Bir süre parladilar ve simdi sönecekler. Çin halki malesef eskisi gibi azinliga alismis bir millet olmaktan ciktigi icin, Çin hükümeti Krizden cok zarar alacak.
Kriz avrupa ve Amerikada daha cok kontrol altina getirelecek fakat asya uzun zaman kendini toparliyamiyacak.
2012 den sonra Ticaret dünyasi yeni seklini almis, dünyada Zengin ve Fakir arasindaki eskisinden dahada belirli Çatlak hem büyümüs hemde yerlesmis sayilacak yani kabullenecek. Yeni sekiller, yeni düsünceler ve yeni yollar. Fakir insanlarin fakirligi büyüyüp, haklari kücülecek. Insanlar gittikce gerci hala nefes alan, yaralanabilen ve ölebilen yaratik oldugu halde robotlasacak. Üc nesil sonra kimse bu yeni sekilleri acaip bulmayacak.
Arada sirada Blogumu lütfen tekrar ziyaret edin. Ben zaman zaman yeni Hislerimi yazip, sizlere sunacagim.
Simdi bekli aranizda soranlar olur. " kusura bakmayin hanimefendi fakat...madem sen öyle cok hislis ve önhislerine güveniyorsun, niye hala zengin olmadin?"diye..
Cevabim su: Benim gibi insanlar katiyen zengin olamazlar, cünkü hisleri kuvvetli insanlar cok zenginlikle ugrasamazlar.. Spiritüel hayat yasaminin verdigi gücler yalniz kendisi icin ugrasanlardan ucup gider. Tabiat böyle uygun bulmus. Ben seneler önce birara degisik düsündüm ve daha fazla maddiyetle ugrastim.. fakat önhislerim azaldi, hemen hemen hic kalmadi..Yalniz onlar degil benim ruhumun rahatligida gitti. Bunu cok yakindan yasadigim ve bildigim icin artik kendimi öyle yormuyorum. Yalniz tabiatin bana verdigi bu hediyeye sevinip onu oldugu ve geldigi gibi kabul ediyorum..
Bütün okurlarima sevgi, saygi ve mutluluklar dilerim.
Dün gece Rüyamda Anitkabiri gördüm.
Cuma, Nisan 17, 2009
Türkiye, ya bir mucize olacak yada Izlanda gibi iflas edecek!
Iflas eden bir ülkenin halkina yasam korkusu ve duadan baska bütün aydinlatan yollar kapanir. Eger bir mucize olursa hic olmazsa gelecege güven insanlari mutlu eder, kuvvet verir, problemlerini cözecek yollara götürür!
Simdiki günlerde edilen duanin faydasi bu kabusu bitirmek olursa türkiye yakin gelecekte yabanci ülkelerin saygi gösterdigi bir ülke olarak cuk diye daha yakisan yerini alir.
Ben mucizeye inandigim icin simdiden türkiyenin aydinlik günlerine seviniyor ve bütün vatandaslarima gecmis olsun diyecegim günün gittikce yaklastigina inaniyorum.
Nasrettin hocanin dedigi gibi bir gün Yorgan gitmis, Kavga bitmis olacak. Apacik servis edilen haksizliklara simdi korkudan seslerini yükseltmiyenler utanctan bütün aynalarini kiracak. Cok ayna kirilacak fakat, insallah bu sefer herkes demokrasinin ne oldugunu ve degerini daha iyi anlayacak.. En gec 2009lardan sonra benim söylediklerimin yavas yavas hakikat olacagindan kimsenin süphesi kalmiyacak. Ve sonunda ne güzel kaval caliyor denilen Cobanin koyunlari yavas yavas sürüyü, cobanda kaval calmayi birakacak..
Ergenekon Treni son durağa geldimi? Lütfen herkes insin..
Bakanlarimiz kendi dertlerinde ve acaba ben kalirmiyim diye diye Ergenekonsuzda üzüntüden hasta olacaklar..
Cumhurbaskani ve Basbakan sanki Türkan Saylan diye bir kimse yokmus gibi hala kendi dertlerinde Politika oynuyorlar gibi bir ima birakiyorlar.. Nerede Hayrünnisa Hanim? Nerede o bir siir dinlerken gözyaslarini tutamiyan Emine hanim? 1. ve 2. Ladylerimiz Türkan Saylana hakaret eden gazeteleri hala okumadilar ve o konuda bir sey duymadilarmi? Ben bile okudum ve üzüntüden, bu yüzde yüz rüyadir sandim..
Degilmis, bunlar türkiyenin hakikatleri olmus.. Yaziklar olsun bu olaylar hakkinda okuyup susanlara ve bu haksizliklari görüp görmemezlikten gelenlere..
Türkan Saylan gibi bir kisiye böyle hakaretler yapilirsa, normal vatandas artik çıt bile diyemez.. Yaziklar olsun demokrasiyi korkudan elden verenlere..
Yarin gencler niye bunlara izin verdiniz, niye kabul ettiniz,niye frenlemediniz diye sorunca ne cevap verilecek? Korktum banada bir leke gelir, benide alirlarmi acaba diyemi? Yaziklar olsun genc vatandaslarimin gelecegini korkudan satanlara!
Neredesiniz sayin Bülent Ersoy?
Neredesiniz Sayin Orhan Gencebay?
Neredesiniz Sayin Armagan Caglayan?
Neredesiniz Sayin Osmantan Erkir?
Neredesiniz Sayin Tarkan?
Neredesiniz Sayin Mustafa Sandal?
Neredesiniz Sayin Seda Sayan?
Neredesiniz Sayin Vatandaslar?
Neredesin Türkiye?
-------------------------------------------------------
Sayin ATATÜRKÜM, sen hic merak etme.. Senin Milletin ve senin bize biraktigin o en degerli serveti koruyan Askerlerimiz allaha sükür ne kör, ne sagir nede sabirsizdir.. Sabirla inceler, dinler ve sonunda HAYIR; Buraya kadardir, oyun bitti der...!? Hic merak etme Atam, seni unutmayanlar cogunlukta!
Türkiye cumhuriyeti gibi bir cumhuriyeti kuran bir Milletin sabriyla misket oynayanlar hep yanildiklarini anladilar.. Bu hala öyle..Degismedi..
------------------------------------------------------------
Ekleme: 20.Nisan.2009
Bu haberi okuyunca hem hislendim hemde gurur duydum. Var, evet hala bel kemigi dimdik ve sorumlulugunu korkmadan yasayan vatandaslarimiz var!
Ne mutlu ben yalniz bugünki kendi cikarlarimi degil cocuklariminda yarini düsünüyorum diyene!
Ürolog Prof. Dr. Ziya Akçetin gibileri Türkiyenin dünyaya demokrasi konusunun cevabidir.
Prof. Dr. Ziya Akçetin'in Gazetelere verdigi ilan icin bende cok tesekkür ediyorum:
“Yıllar sonra, Nazi baskısına susarak ortak olmuş Alman babalara hesap sorulduğu gibi bana da ‘Baba niye ses çıkarmadın’ dememeniz için ve Türkiye’yi çok sevdiğim için, başta Prof. Dr. Türkan Saylan olmak üzere öğretim üyesi meslektaşlarıma, öğrencilere ve ülkemin aydınlarına hukuk adı altında gerçekleştirilen ve gerçekleştirilecek bütün sindirme operasyonlarına karşı çıkıyorum. Daha önce bu örnek insanlarla yeterince omuz omuza yol alamadığım için de mahcubiyetimi dile getiriyorum."
Salı, Nisan 14, 2009
Gelecekte ne olacak diye Fala, Astrolojiye ve Ruhlara soranlara nasihat
Anayasa Mahkemesi’nin, "İrticai faaliyetlerin merkezi" olduğuna karar verdiği bir yönetim orada oturamaz...
Buna izin vermek anayasaya, cumhuriyete, laiklige, Atatürk Türkiyesine karşı suçtur.
Bunu görmemezlikten gelen, susan herkes suçludur..
Bundan daha güzel geleceği ne iskambil, ne herhangi bir fal nede astroloji bilebilir. Ruhlar Cinler zaten böyle gelecek için mühim ve degerli bir cevap katiyen veremezler. Insanlar eğer kendi içseslerini ve önhislerini dinlemeyi ve ona güvenmeyi ögrenseler hiç fala mala ihtiyaç kalmaz!
Ben Bekir COŞKUN'nun bugünkü yazisinin altini hem bir Atatürk çoçugu olarak hemde bir spiritüel insan olarak kapkalin çiziyor ve evet çok doğrusunuz diyorum!
Pazar, Nisan 12, 2009
Yoksa Ümit Besen Türkiyenin Avrupa birligi gelismelerini öncedenmi hissetti?
Sayin okurlarim, lütfen sarkinin sifreli sözlerini bu sefer cok dikkatli ve teker teker dinleyin.
mesela:
Öldürecek beni bu kara sevda= öldürdü bile
Eridim mum gibi sarardim soldum= aynen öyle oldu
Vallahi bana göre Ümit Besen türkiyenin en iyi falcisi ve hatte Nostradamusun bile kiskancliktan bir kere daha ölmesi lazim
Hepinize sevgi ve selamlar
Pazartesi, Mart 30, 2009
AKP yüzde 39,1 kazanip, yinede kaybedenlerin partisi
Benim Önhissim diyorki.. Sayin Deniz Baykal, siz hakikaten cok yoruldunuz. Lütfen dinlenin ve yerinizi az yorulmus olanlardan birine birakinki, hem sizin, hemde türkiyenin rüyalari en cabuk yoldan hakikat olsun.. Inaninki kime birakisrsaniz birakin, onun farki cok az olacaktir. Yoksa Türkiye laiklige malesef layik olmakta cok zorluk cekecek.
Bana göre Türkiyenin laik bir ülke olarak gelecegi yalniz ve yalniz sayin Deniz Baykalin alcak gönüllügünün elinde.. Allahtanki hala türkiyenin modern düsünen bir ülke kalacagina inanan ve vatandaslarimiz dogru habere deger diyip saygiyla gazetecilik yapan bir kisim medyamizda var. Bazen toplumlarin önünde giden insanlar öyle bir kavsaklara gelirlerki, hedefe garanti ulasmak icin yerlerini baska birine birakip onlara kalpten el sallarlar. Ne büyük ve ne gururlunduran bir sorumluluk.. Ne yorgunluklarla ilsilen kavsaklardir onlar!
Sayin Deniz Baykal size selam ve saygilarimi sunuyorum. Sagolun, iyiki vardiniz ve hala varsiniz!
--------------------------------
Ankara ve civarinda en az iki belediye secimleri dogrultulacak, hakikaten kazanan partiye verilecek. Malesef diger hakiki kazananlarin haklari geri verilemiyecek.. Türk milleti bu olaylari kenara not edip ilerde hatirliyacak.
Cuma, Şubat 27, 2009
Hollandada düşen THY uçağı
ben bu sabaha kadar nazara mazara inanmayan yalnız ve yalnız önhislerine inanan ve onlara güvenen bir spiritüel insandım. Dün gece gördügüm rüya beni yeni fikirlerle ugrasmaya zorluyor. Onun icin müsadenizle sizlerede anlatmak istiyorum..
Dün geceki Rüyam:
Hollandada düşüp herkesi üzen uçağımızın icinde bende vardım ve şehit olan Pilotlarımızın misafiri olarak kabinede oturuyordum. Rahmetli Pilotlarimizin biri bana gülümseyerek "hanımefendi,gerçi siz nazara inanmıyorsunuz fakat bizim THY Reklamıına nazar degecek vallahi, çok güzel oldu, inşallah bu nazar bize bulasmaz" dedi.
Tam o anda heyecanlandı ve öbür pilotlara korkuyla bakarak, titrek sesle „ arkadaşlar.. yetmiyecek, yandik.. hakkınızı helal edin" dedi ve ben sonra ter icinde uyandım..
Pilotlarımızın ve kazada kaybettigimiz bütün yolcuların ailelerine başsağlığı diler, kurtarılanlara ve ailelerine geçmis olsun derim.
Pazar, Ocak 04, 2009
Bütün Vatandaslarimin yeni yilini Ogullarimin müzikleri ile kalpten kutluyorum.
2009 hepimize sevgi, saadet ve sulh getirsin. Türkiyemiz tekrar yildiz gibi parlasin ve insanlar kardesce gelecege bakabilip, kardes ayiran o din kavgalarindan kurtulsun. Din ayirmaz, din kavga ettirmez, din insalari kör yada sagir etmez, din insanlarin mal ve canlarina zarar verdirtmez.. Malesef ben hala öyle bin dinle karsilasmadigim icin, uzun yillardan beri yalniz insan olmaya karar verdim ve din yerine insanligi tercih ettim.
Sevgi, saygi ve selamlar
Tedora
Güney amerikadan Müzik
Cuma, Haziran 20, 2008
Euro 2008- Avrupa Futbol Şampiyonası- Hırvatistan 2-4 yenildi
LINK: Euro 2008 Önsezgi: Hem Almanlar portugezlileri yenecekler, hemde Türk Milli Takımı hirvatlara hiç ve hiç kolay bir lokma olmayacak! Almanya ile Türkiye yarı finale girecekler
Bütün vatandaşlarımı bu mutlu günde kalpten kutlar, paraguaydan candan selamlarımı gönderirim.. Milli takımımızın yolu açık olsun!
Çarşamba, Haziran 18, 2008
EURO 2008 - Avrupa Futbol Şampiyonası
Ben ne futboldan anlarım, nede severim.. Bana gelen rica üzerine ilk defa böyle bir yorumlar yapmayı kabul ettim.. Şimdiye kadarki yorumlarım 100& de 99% tuttu, inanın futbolu sevmeye başlamama bende şaşırdım kaldım. Bakalım Italya sandığım gibi Avrupa Şampiyonu olacakmı?.. Vallahi eğer bizimkiler kazanırsa, daha çok sevineceğim.. Insallah ben yanlış çıkarımda Türkiye 2008 Avrupa Futbol Şampiyonu olur!
Benden Euro 2008 Futbol şampiyonası için yorum rica eden birkaç alman medyaların Linkleri:
HNA
AZ
OFFENBACH
HNA
Altmark-Zeitung
Soester- Anzeiger
Pazartesi, Mayıs 05, 2008
Hakiki dobralıkla kendini beğendirme dobralığinın farkı nedir?
benim dobraligim acaba bana daha cok sempati getiriyormu?- diye düsünürken tavirlariyla biraz kekeler gibi bir görüntüye sahip olur.
Ben Bülent Ersoy hanimla bazi fikirlerde yari düsündügüm düsündügüm halde onun dobraligina inaniyor ve onun günden güne daha güzellestigini ve daha cok kendini yetistirdigini sevinerek gözlüyorum.
Malesef Ebru Gündes hanimin Osmantan Erkir beyle kuracagi aile hayatininda son ailesi olacagini sanmiyorum, bunu bir meditasyonumda hissettim. Osmantan bey zamanla yorulacak ve kendisini o konudaki kararini degistirmek zorunda bulacak. Ebru hanim bu sefer cok üzülecek ve üzüntüsünü degisik ve daha cok kizgin bir dille acikliyacak.
Armagan Caglayan beyin tavirlari nekadar elestirlirse elestirilsin, onun dobraligida Bülent haniminki gibi inandiriyor ve katiyen yapmacik degil. Armagan beyde icinden geleni söylüyor ve - acaba bana yada imajima zararimi olur?- diye düsünmeden hislerini acik
acik ortaya döküyor.
Orhan Gencebay bey daha cok sanki annesini hic kizdirmak istemeyen, devamli dikkatli konusarak kendisini sevimli, terbiyeli göstermek isteyen, kimseyi üzmek istemeyen bir cocuk gibi kendi kendini bayagi yoruyor ve bu ugrasmasinida dikkatle dinleyenlerden saklayamiyor. Isterdimki Orhan Gencebay beyde biraz daha cok dobra olabilip kendini bos yere yormasa. Kimseyi
kirmamak icin ugrasan insanlar hem cok yorulurlar hemde en cok kendilerini üzerler ve sonunda ya migde yada kalp hastasi olurlar.. Insanlar düsündügü gibi yasarsa daha sihhatli ve daha örnek insan olarak toplumada daha cok katki yaparlar.
Malesef popstar Alaturka Programini yalniz youtube'dan izleyebiliyorum. Ne kadar isterdimiki o güzel sarkilarin ve atmosferin tam tadini alabilmek icin bir kere basindan sonuna kadar izyleyebilmeyi.
Bütün vatandaslarima paraguaydan sevgi ve selamlar gönderir, güzel türkiyemize en aydinlik gelecekler dilerim.
Salı, Ocak 01, 2008
Gökhan Erola haksızlık oldu!
Gökhan Popstar Alaturka birinciligini tam ve tam haksız yere kaybetti. O birincilik onun alninin yazisi ve hakkiydi. Kazanmamasinin tek sebebi Popstar Alaturkanin Politikasinin onun kazanmasina imkan verememesidir. Cok Günaha girildi ve bu günah yakinda ceza olarak popstar alaturka programinda degisiklik yapilmasina ihtiyac gösterecek. Programda aksaklik ve mecburi degismelerle Gökhana yapilan haksizlik tekrar hatirlanacak. Gökhan yinede türkiyenin cok saygi duyulan ve sevilen bir sanatcisi olarak tarihe gececek ve azerbeycanli dostlari onu ellerinin üzerinde tasiyip türkiyeyi utandiracaklar.
Rüyamda popstar alaturka yarismacisi Gökhanin elindeki dopdolu su bardagini elinden alip yere attiklarini gördüm. Sular yere dökülünce bir büyük göl gibi oldu ve popstar alaturka levhasini kapatti, isiklari söndürdü. Benim hislerime göre, yukaridada yazdigim gibi, bu rüya popstara gelecek zararla ilgili. Önümüzdeki haftalarda gazetelerden okuyacagimiz, programi aksatacak ve mecburi degistirecek Popstar Alaturka ile ilgili üzüntülü haberler Gükhana yapilan haksizligin bir tür cezasi olacak. Para icin bütün insanlik haklarini ayaklariyla cigneyenler anlayacaklarki, hersey malesef parayla olmuyor..
Bende Gökhan Erola candan basarilar diliyorum ve bu haksizliga cok üzülüyorum. Harun kardesimizin bu olayda hic bir sucu yok.. Onada cok basarilar diler, sevgilerimi sunarim.
Pazar, Aralık 09, 2007
Aralik 2007de neler olacak?- Önsezgiler
18 Aralikta cok kanli, cok üzüntülü bir olay insanlara bir tek daha dünyanin gecici oldugunu ögretecek.
20 ve 27 Aralik arasinda Avrupanin büyük bir sehrinde olacak olay Noel zamanina gölge düsürecek. Bu olayin oldugu yerde yüksek, binalar ve isiklar dolu bir yer gördüm. Insanlar kosuyordu ve gökyüzünde manasini anlayamadigim harf gibi bulutlar vardi. Bana bu bulutlardan biri daha cok sanki bir tarak gibiydi ve ben onlari E olarak hissettim. 8 Rakamini yada B harfini andiran bulutlarda vardi. W harfini andiran bir baska Bulut sanki bir Zarfin icindeymis gibi görünüyordu.
Türkiye bir sevilen Ünlünün aniden hayat bitimine sok üzüntüsünü 2008 de bile hala bitiremeyecek.
Ibrahim Tatlises beyi gördügüm bir meditasyonunda Ibrahim beyin büyük bir Maddi kaybini hissettim. Herhalde bu bir yatirim kaybi olacak ve ya aralikta yada yeni yilin basinda bu duruma en cok kendisine kizacak, cünkü daha önce hissettigi halde bu hissini hesaba almadigi icin. Ibrahim beyin kalbide hizli hizli carpiyordu ve ter icindeydi. Bu ter ne maddi durumla nede is hayatiyla ilgili. Ben Ibrahim Tatlises beyin kalbinin ask ile dolu oldugunu ve kendisinde bu duruma cok sasirdigini hissettim.
Bazi Politikacilarla ilgili cok üzülecek seyler daha gördüm, fakat isim vermek istemiyorum. Cünkü ben ne kadarda spiritüalizme güvenirsemde önceden insanlarin ismini yazipta onlarin benim yorumlarima üzülmesini istemiyorum. Yalniz beni cok düsündüren iki Tarih göründü, onlarda 18 Aralik ve 27 Aralikti- Zaman olarak gündüzdü. Bu tarihler resim gibi siyah bir cerceve icinde ve bir agacta asili idiler. Birden bire yere düstülerinde kirilip büyük bir gürültü ile darmadagin oldular.
Seda Sayan hanimida bir Meditasyonumda gördüm. Ne manasi oldugunu gerci pek anlayamadim fakat o kadar ilginctiki onun icin yazmaya karar verdim. Seda hanimin bir gözü agliyor, diger gözüde gülüyordu. Gülen gözünün icinde sanki bir pirlanta vardi. Aglayan gözünün icindede bir zincire benzeyen sekil vardi. Bu zincir ne altin nede gümüstü.
Cumartesi, Aralık 08, 2007
Islam Arslan Sevim Emreye iftirami etti?
Sevim Emre hanim sayin Gencebaya cok iyi bir hayat arkadasi olabilir fakat, benim hislerim o hanimin gülüsü gibi yumusak kalpli olmadigini ve özel hayatinda cok kaprisli birisi oldugunu gösteriyor. Bana öyle geliyorki, sevim hanim yaslandikca arkadasligi dahada zor olacak bir hanim. Gözleri dünyayi oldugu gibi degil, kendi gördügü gibi sanan ve kendine dünyada gerektiginden daha genis bir yer veren insan.
Sayin Orhan Gencebayinda bu gelismelere üzüldügünü gördüm. Insallah sevim hanim büyük sanatcimizin mütevaziligini daha cok örnek alir, biraz daha az simarik davranir, kendinden durumu cok daha az rahat insanlara daha cok saygi göstermeyi ögrenir. Yoksa en cok hayat arkadasi Orhan Gencebayi üzer ve en cok zarari ona olur. Ben Orhan Gencebay beye saglik durumuna biraz daha cok dikkat etmesini ve onu her üzen durumdan cekilmesini tavsiye ediyorum.
Islam Arslan kardesimizede büyük basarilar diliyorum. Onun iftira atacak bir insan olmadigini, yalniz hislerini natürel ve acik yasayan ve simdiki zamana daha uyamayan iyi bir insan oldugunu hissediyorum. Insallah bu zamananin kanunlarina uymayi hic bir zaman ögrenmez ve dürüst kalir! Armagan caglayan beyin bu duruma göz yummasinada cok sasirdim, cünkü o böyle seyleri dakikasinda gören ve herseyi duyan bir insan. Herhalde onunda zaman zaman yasadigimiz zamanin akisina uymasi gerekiyor.. Insanlik halidir, olabilir, tabiiki eger istenmezse olmayabilirde.
Pazartesi, Aralık 03, 2007
Iğdırlı Gökhan Erol Popstar Alaturka birincisi olacak- 3. Aralık 2007
Yalan söylemiş olmayayım, bende Gökhanı hem çok beğeniyor, hemde çok sempatik buluyor ve bütün kalbimle onun kazanmasi icin meditasyona çekiliyor, benim imkanlarımla ona kuvvet göndermeye çalişiyorum.
Gökhan kazansada, kazanmasada Türkiyenin gelecekte en sevilen ve en sayılan sanatkarlarından biri olacak. Bütün güzel spiritüel sembolleri onun yanında gördüm.
Üfürükle hasta iyilestirenler madem o kadar emin, 1.000.000 Dolar kazansin
Madem insanlik, dogruyu säyleyip, insanlara yardim etmekse, saniyorumki sayin üfürükcü hocalarimiz yakinda bu ödülü kazanip hepimizi memnun eder ve birde dünyayi yerinden oynatabilecek bu kabiliyetiyle türkiyemizi tanitir! Bu arada bizlerde hemde bu marifetlerini görür hemde bu kritiklerimizden dolayi utaniriz.
Iste kazandiktan sonra daha cok iyilik yapabileceginiz 1 milyon Dolara en kisa yol, sayin üfürükcü hocalarimiz :
James Randi Educational Foundation - an educational resource on the paranormal, pseudoscientific, and the supernatural.
Cuma, Kasım 30, 2007
Mugla, Denizli etrafinda yakinda Deprem olacakmi? 30.11.2007
Ben 20.04.2007 gördügüm ve almanca Sitemde yayinladigim rüyamda truvayi görmüstüm. Orada herkes deprem, deprem! Bingüle kac, güllerin arasina sigin kurtul diye bagirarak kosuyordu. BINGÖL sehri var fakat BINGÜL diye bir sehir tanimadigim icin biraz yorumda zorlanmistim. Bakalim manasi nasil ortaya cikacak. Ilerde anlayacagiz.
Denizli ve mugla etrafindaki deprem bana daha önce bir zamanda gelecek gibi geldi, cünkü rüyamda cok degisik korkmustum.
Rüyalardaki sembollari önceden tam anlamak ne yazikki cok zor, cogunu facialar olduktan sonra daha iyi anlayabiliyor.
Insallah bu sefer vatandaslarimiz iyi hazirlanirlar ve aci haberler daha az olur.
Perşembe, Kasım 29, 2007
Birkac politika, facia meditasyon ön bilgisi- 2007 sonlari ve 2008 den itibaren
7 Kasimda ana sitemde ilk yazdigim gibi, önümüzdeki aylarda sayin cumhurbaskanimiz ve basbakanimiz arasinda ortaya cikacak degisik fikirler basinada duyulacak. Eskiden hemen hemen hep ayni düsündükleri konular simdi münazara konusu olacak ve halk daha cok cumhurbaskanina hak verecek.
Türk halkinin secimlerdeki güven ve rüyalari malesef sarsilacak ve iktidar partisine güvenleri azalacak. Sesler yükselecek ve kendini duyuracak.
2008 de PKK baskani Abdullah Öcalanin cezaevinden cikmasi icin konusmalar baslayacak. Ben bunu 30 ekimde bir meditasyonumda hissetmistim.
Türk vatandasi, kürt asilli, tutuklu PKK lideri Abdullah Öcalan serbest birakilacak. Türkiyeye büyük sok verecek bu haber, kürt asilli vatandaslari önce cok sevindirecek fakat kisa bir zaman sonrada hayal kirikligina ugratacak. Bu olay herkese nasil olabirdi dedirtecek fakat.. Ben bu olayin coktan ic ve dis politikacailar tarafindan hazirlandigini hissettim. Yavas yavas 2007 sonlarinda acikta konusulacak bu konu, artik halkin kulaginada gelecek. Bana göre bu olay hazir ve tam zamani bekleniyor.. Öcalana karsi herkesin duyup konusacagi suikast denemesi basarisziz olacak ve ondan sonra serbestlik konulari acilacak.. Bu suikast bir politika stratejisi olmayip, bazi insanlarin özel kininden dogacak.
Öcalanin beraati ne güney doguya nede etrafina beklenilen rahatligi getirmiyecek. Ne türk asilli, nede kürt asilli vatandaslara beklenilen, görülen yada hissedilen bir faydasi olmayacak.
Baris isteyen insanlarin umutlarini ayni dogu ve bati almanyanin ilk birlesme günlerinde yasanan sevinc hislerinin cabucak bittigi gibi, kisa bir zaman sonra bitirecek. Eger türk ve yabanci politikacilar Öcalanin serbest birakilmasinin o anda cok mühim oldugunu onaylarsa, bu 2008de gercek olabilir. Meditasyonumda gördügüm kalabalik, hissettigim plan ve stratejilerin bana ya 2008 ya da 2010dan sonralarinda gercek olacagina inandirdi.
Türk topraklarindan bir karis toprak alinmadan(?), Irak'a bagli, icinde en fazla Irak topraklari üzerine kurulacak Kürdistan devletinin politikacilariyla Türkiye Cumhuriyeti politikacilari yakin dogudaki sulh gelismelerine büyük katki yapacaklar.
Medyada flash haberler: Ege ve Karadeniz
2008 den itibaren Tsunami benzeri tehlikeleri türk halki alisik olduklari tabiat tehlikelerinden daha degisik olanlarini taniyacak.
Akdeniz: Depremler ve büyük bir Hortum Faciasi büyük zaralar verip, gökten balik ve diger seyler yagdiracak.
Bütün Türk ve Kürt asilli vatandaslarima simdiden sakin, kardesce bir 2008 ve yalniz simdiyi degil, ileriyide gören politikacilar diler, onlardan türkiyemize iyi baklamalarini rica ediyorum. Ülkemiz inanin, dünyanin hemen hemen en güzel ülkerinden biri.. Hem türkiyemize, hemde sayin Atatürkümüzün hepimize hediye ettigi demokratik gelecege yazik olmasin. Yeni yilda hepnizin mutluluk ve sihhatide eksik olmasin.
7 Kasim 2007 de almanca yazilan: 2007 sonlari ve 2008 den sonra
Çarşamba, Kasım 28, 2007
Bülent Ersoyun Popstar Alaturka Jüri üyeligi tehlikedemi?- 28.11.2007
Dünkü meditasyonumda, Bülent hanimi önümüzdeki aylarda Pop Star Alaturka Jüri üyeliginden cikarmak icin planlar yapildigini hissettim. Bunlar bana hemen hemen hazirlanmis ve kabullenmis bir plan olarak göründü, fakat nasil tatbik edilecegini daha bilmiyorlar. Ben saniyorumki bir durum olacak ve sanki Bülent Ersoy hanimin jüri üyeliginden cikarilmasi yalniz o anla ilgiliymis bir karar gibi anlatilacak. Sahte üzülmeler pek farkedilmiyecek.
Bu planlardan yalniz hic ve hic haberleri olmayanlar Bülent Ersoy hanimla Armagan Caglayan bey. Orhan Gencebay Beyde gerci bu gelismeleri biraz hissediyor, üzülüyor fakat ona bu durumu dobradan aciklamaya katiyen cesaret edemiyorlar gibime geldi. Orhan beyde Bülent Hanim gibi bir sevdigi meslektasina devamli küsemeyen ve kimsenin hakkini cignemek istemeyen birisi.
Insallah Bülent hanim biraz dikkat eder ve bana göre hemen hemen bir orta boylu sabotaj gibi duruma kendini iyi hazirlar. Insallah ben yanilirimda, Bülent hanim tekrar medyada haber bombardimina tutulmaz.
Pazar, Kasım 25, 2007
Spiritüel yorumlarim yakında bu blogda!
Bu Blogda benim rüyalarımda ve meditasyonlarımda gördüğüm dünya ve türkiye hakkındaki ön hislerimi tanıtacağım.
Politika, Ticaret, Ünlüler, Depremler, Facialar hakkinda hissettiğim ön bilgiler..
Link:
Almanca bilen vatandaslarimi benim web sitemede davet ederim.
Link:
Ilk türkce yorumumu cok sevdigim büyük sanatcimiz Bülent Ersoy hanim icin web sitemde yapmistim.
Benim güney amerikalı Kızılderili arkadaslarım ve Şamanları(almanca ve güzel fotograflar
Kızılderili arkadaslarım(ingilizce)